Kıyıdan bir mil açıktaki Giresun Adası, Doğu Karadeniz'in insan yaşamaya elverişli tek adasıdır. Bir rivayete göre bu ada, kentin güney doğusunda yer alan ve görünümü bir kartal gagasını andıran Gedikkaya'dan kopan bir parçanın denize yerleşmesiyle oluşmuştur. Adanın alanı 40.000 metrekare dolayındadır. Kent ve yöre halkının gezinti yerlerinden olan adada duvar kalıntıları bulunmaktadır. Kalıntılardan, çepeçevre surlarla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Surların yapımındaki taş işçiliği, Giresun Kalesi ile aynı tekniği taşımaktadır. Pontuslular dönemine ait olduğu en gerçekçi ihtimaldir. Tarihi kalıntılardan iki büyük şarap fıçısı, bir mabet harabesi, tapınak yeri, ayakta kalan surlar ve gözetleme kulesi en göze çarpanlarıdır. Doğu ucundaki "Hamza Taşı" antik çağlardan kalma bir dikittir. Çağlar boyunca yöre insanları için mistik bir güç kaynağı olmuştur.